Eğitsel Oyun ve Eğitsel Oyunlaştırma Nedir?

Dış ticaret, girişimcilik, pazarlama, e-ticaret, yerel ticaret ve genel ticaret üzerine kurulumuş web platform.

Manos

Member
13 Ağu 2019
78
0
6
Meslek
Şovalye
Eğitimde son dönemin popülerleşen kavramların “oyun”, “oyunlaştırma”ve “hikayeleştirme” olduğunu söyleyebilirim. Özellikle internet aramalarında bu kelimelerin eğitim ile birlikte arandığını görebiliyoruz. İnsanlar eğitimlerine yeni bir soluk getirmek için bu kavramları öğrenmeyi ve eğitim amacıyla uygulamak için çözümler arıyorlar. Bu kavramların işlendiği pek çok atölye var ve sayıları da gittikçe artıyor.
Bu yazımda bu kavramların hepsini ele almak yerine sevdiğim ve üzerine çalıştığım “oyun” kavramını ele alıp, eğitsel oyun ve eğitsel oyunlaştırma nedir, nerede kullanılır üzerine değineceğim. Sonraki yazılarımda diğer kavramlara değinmeyi düşünüyorum. Hikayeleştirme ve hikaye anlatıcılığı konusuna ilginiz var ise Zeynep Bostan’ın kaleme aldığı “Geçmişten Günümüze Hikaye Anlatıcılığı” yazısını okumanızı tavsiye ediyorum.
Oyun bir ihtiyaç mı?
Oyun oynamak, yemek yemek, uyumak, gelişmek gibi doğal bir ihtiyaç. Özellikle hayatı öğrenmek, kendimizi keşfetmek ve gelişmek için oyunlara ihtiyacımız var. Doğduğumuz andan itibaren oyunlar oynuyoruz. Bu oyunlar yeri geldiği zaman sadece eğlence yeri geldiği zaman ise hayatın küçük simülasyonlarından oluşuyor. Bebeklerin etrafını fark etmesi için oynanan ilk oyunlardan birisi CEE oyunu. (Oyun için buraya tıklayın.) Bu oyun ile bebek kendi varlığını ve karşısındaki kişiyi fark etmeye başlıyor. Bu sayede etrafının sadece gördüklerinden oluşmadığını öğrenmeye başlıyor. Örneğin saklambaç oyununu küçükken oynadığınızda illa ki ya siz ya da sizin tanıdığınız birisi saklanırken ebeyi görmediği için ebenin de onu görmeyeceğini düşündüğü anlar olmuştur. Perdenin arkasına saklanıp ayakları gözüken, koltuğun arkasına kafasını saklayıp bedeni görünen çocuklar. Bu oyun ile birlikte etrafı anlama ve kendisinin karşıdan nasıl göründüğünü de farkında olmadan düşünmeye ve öğrenmeye başlıyor. Kısacası oyunlar, arkadaş edinmeyi, sosyalleşmeyi, kendi varlığını fark ederken diğer kişileri fark etmeyi, saygıyı, kazanmayı, kaybetmeyi, çözüm üretmeyi, fedakârlık yapmayı, eğlenmeyi ve pek çok insani beceriyi öğrenmemizi sağlıyor.
Oyunlardan öğreniyoruz. Özellikle çocukluktan sonra yetişkinliğe geçerken bir masa başında, testlere gömülerek/çalışarak doğal olarak öğrenmemizi sağlayan oyunların yerine daha sonradan öğrenmeye çalıştığımız yöntemleri deniyoruz. Hem tüm öğrenme şekillerine hitap edebilmeleri hem de öğrendiklerimizi günlük hayatımıza transfer edebilmemize olanak sağlaması açısından öğrenmek için en ideal olanı oyunlar.
Oyun Nedir?
Eğitsel oyunlardan bahsetmeden önce oyunun tanımını yapmamız gerekiyor. Hemen tabii ki sözlüğe danışalım. TDK’ya göre Oyun: “1. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. 2. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. 3. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü.” Bu tanımlar bizim bahsettiğimiz oyunları tanımlarken yeterli olmayabiliyor. Çünkü ilk tanımda aslında bizim ayırmak istediğimiz iki tanım birlikte yer alıyor. Bu nedenle biz oyun tanımı yaparken oyun kelimesinin İngilizce anlamına bakmalıyız. İngilizce’de oyun için “play” ve “game” kelimeleri var. Biz bu ikisi için tek kelime kullanıyoruz ve bu nedenle tanımlarda genellikle zorlanabiliyoruz. Play, kuralları ve amacı olmayan vakit geçirmek, eğlenmek için yapılan eylemler. Game ise, belli bir amacı olan, önceden ya da o an belirlenen kurallara uyularak amaca ulaşmak için yapılan etkinlikler diyebiliriz. Sık sık verilen balon örneği bu farkı anlamak için işimize yarayabilir. Bir balon alıp öylesine havaya/yere/duvara atmak play. Bir balonu 1 dakika içerisinde 25 kere yere düşürmeden sektirmek ise game. Bundan sonra oyun derken kastedeceğim tanım game ile açıkladığım tanımı kullanacağım.
Eğitsel Oyun Nedir?
Oyun tanımımızı yaptığımıza göre eğitsel oyun kavramına girebiliriz. Aslında oyun kelimesinin önüne gelen eğitsel kavramı tanımı yapmamızı kolaylaştırıyor. Eğitsel oyun; eğitsel bir amacı olan, önceden ya da o an belirlenen kurallara uyularak amaca ulaşmak için yapılan etkinlikler diyebiliriz. Bazı kaynaklar ise eğitsel oyunu şu şekilde ifade ediyor; öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan bir öğretim tekniği. Bu tanım daha çok MEB tarafından kullanılıyor. Oysa eğitsel oyunlar sadece önceden öğrenilen bir bilgiyi pekiştirmek için değil, yeni bilgiler öğrenmek, farklı ortamda öğrenilen bilgileri transfer edebilmek, kendisini keşfetmek gibi pek çok farklı öğrenmeyi gerçekleştirmek için de kullanılmaktadır.
Örneğin, en çok kullanılan eğitsel oyunlardan bir tanesi “Tabu” oyunu. Tabu’daki kartların içeriklerini pek çok öğretmen kendi dersine çevirerek öğrencilerin tabu oynar gibi öğrenmelerini ve öğrendiklerini pekiştirmelerini sağlıyor.
Oyunların neredeyse hepsi bir eğitsel amaç eklenerek eğitsel oyuna çevrilebilir. Hatta pek çok oyun içerisinde sadece tek bir eğitsel amaçtan çok daha fazlası var. 21. yy. becerilerini geleneksel metotlar ile öğretmek yerine oyunlar içerisinde bazen tek oyunları pek çoğunu öğretmek ve farklı oyunlarla bu becerileri yeni ortamlara transfer etmek mümkün. Örneğin iş birliği yapmayı öğretmek için kişilerin rekabet-iş birliği yapabilecekleri bir oyunu düşünün. Benim hemen aklıma Monopoly geliyor. Monopoly içerisinde hem rekabet var hem de iş birlikleri var. Oyunun amacını biraz değiştirip, iş birliği geliştirmeye çevirdiğimiz zaman oyunu oynarken kişilerin iş birliği yapması için alanlar açabiliriz. Bunu yaparken, farklı iş birliği geliştirme metotlarını ve bunların eksilerini artılarını kişilerin kendilerinin bulmasını ve keşfetmesini sağlayarak yeni yöntemler denemelerini de teşvik edebiliriz. Bu iş birliği amacının yanında, problem çözme becerisini geliştirme, strateji becerisi geliştirme, empati kurabilme, çözüm odaklı yaklaşım gibi pek çok becerisini de geliştirmesi için alan açtığımızı fark edebilirsiniz.
Bazı oyunları eğitsel amaçlar eklediğimizde ilk amaç eğitsel kazanım olmayabilir. Ancak bu onun eğitsel amaçlı kullanıldığını ya da eğitsel bir oyun olmadığı anlamına gelmemektedir. Eğitsel oyunların birden çok amacı olabilir ve hepsi eğitsel bir kazanımla bağlantılı olmasına gerek yok. Bazen eğlence düzeyini arttırmak için eğitsel kazanımlar ikinci ya da üçüncü amaç olması, katılımcıların daha fazla keyif alarak öğrenmesini de sağlayacaktır.
Eğitsel bir oyun tasarlarken, oyunu oynayacak kişileri iyi analiz etmek, ihtiyaçlarını belirlemek, özellikle de rekabet düzeyini belli seviyede tutarak iş birliğine yönlendirmek önemli. Rekabet çok üst düzey olduğunda oyunu oynayanların bir kısmı pes edebilir ya da pasif bir oyuncu konumuna dönebilir. Bu noktada oyuncu tiplerini de iyi analiz ederek hepsi için kurgulamak gerekiyor.
Eğitsel Oyunlaştırma Nedir?
Eğitsel oyunlaştırma kavramını anlatmak için öncelikle “oyunlaştırma” kavramına bakmalıyız. Oyunlaştırma, oyun olmayan bir ortama oyun elementlerinin eklenmesi/entegre edilmesi diyebiliriz. Oyunlaştırma genellikle en çok motivasyonu arttırmak, çalışan bağlılığı kazanmak ve istenilen bir davranış değişikliğini teşvik etmek amacıyla yapıldığını söyleyebiliriz. Bu kavramın isim olarak kökeni yani “gamification” kelimesinin kullanımı 2010 yılında dünya geneline yayılmaya başlamasına karşın, oyunlaştırma dediğimiz sistemlerin uygulanması çok daha eskilere dayanıyor. Bazen yeni keşfedilen bir kavram olarak pek çoğumuza gelse de eski bir sistemin incelenerek akademik olarak kabul edilmesinin yeni olduğunu belirtebiliriz.
En çok verilen örneklerden birisi, Swarm uygulaması. Foursquare olarak piyasaya ilk çıktığı zaman kullanıcılarının yerlerini bildirmesini teşvik etmek amacıyla etkili bir oyunlaştırma kurgulanmıştı. Rozet, puan ve liderlik tablolarını yanı sıra minik ödüller ile kullanıcılar sistemin içerisinde aktif oluyor ve yer bildirimi yaptıkça yeni özellikler aktive ediliyordu. Etkili bir oyunlaştırma örneği ise Steam adındaki oyun pazar yeri. Oyunları satın almanızı ve bunları depolamanızı sağlayan Steam içerisinde pek çok oyun elementini etkili bir şekilde kullanarak oyun meraklılarına harika bir oyunlaştırma deneyimi sunuyor.
Gelelim Eğitsel Oyunlaştırma konusuna. Bu konu da eğitsel oyun kavramında olduğu gibi oyunlaştırma tanımına eğitim kazanımlarını eklemek ile tanımlayabiliriz. Eğitsel Oyunlaştırma, oyun olmayan bir eğitim ortamına oyun elementlerinin eklenmesi/entegre edilmesi diyebiliriz. Bu sayede katılımcıların eğlenerek öğrenmesi, süreç içerisinde motivasyonlarını yükseltmek, öğrendiklerini pekiştirmeleri ve eklenen farklı özellikler ile kalıcı öğrenmenin sağlanması hedefleniyor.
Eğitsel Oyunlaştırma örneklerini düşünürken aklıma ilk olarak ClassDojogeliyor. Platform oyun elementlerini kullanarak kullanıcıların öğrenmelerini pekiştirmeyi, iş birliği yapmalarını ve kendi gelişimlerini kendi öğrenme hızları ile yapmalarına olanak sağlıyor. Khan Academy, eğitsel oyunlaştırma örnekleri için en çok bahsedilen yerlerden birisi.
New York’ta yer alan Quest to Learn adında bir okul tüm süreçlerine oyunlaştırmayı dahil ederek, yapılan her şeyin öğrencilerin motivasyonlarını arttırmasını ve keyif alarak öğrenmelerine katkı sağlayacak her şeyi kullanmalarını hedefliyor. Bu uygulama da ilham vermesi açısından size yardımcı olabilir.
Eğitim alanında oyunlaştırma örneklerini daha sık göreceğimiz için heyecanlıyım.